Kayıtlar

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi

500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi,   500. Yıl Vakfı  tarafından topluma Türk Yahudilerinin gelenekleri ve tarihi açısından bilgi sunmak amaçlı kurulmustur. 25 Kasım 2001'de açılmıştır.  500. Yıl Vakfı  1989'da 113  Yahudi  ve  Müslümandan  oluşan  Türk  vatandaşları tarafından  Sefaradların  500 yıl önce  Osmanlı İmparatorluğu 'na gelişini kutlamak için kuruldu. [1]  Müze fikri, müzenin ilk küratörü olan Naim Güleryüz tarafından ortaya atıldı ve Kamhi ailesinin maddi destekleriyle açıldı. Galata'da, tarihi  Zülfaris Sinagogu  binasında açılmış olan 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi, 20 Eylül 2015 tarihinde ŞişhaneNeve Şalom Sinagogu yanına taşınarak 14 Ocak 2016 tarihinde yeni yerinde faaliyetine başladı. Zaman çizelgesi 1882 -  Tora 'nın bulunduğu dolabı (Ehal) çevreleyen mermer çerçeve Samuel Malki tarafından bağışlandı. 1890 - Tadilatlar  Kamondo Ailesinin  maddi destekleriyle yürüt...

Tekirdağ'ın Simgesi: 50. Yıl Harf İnkilabı Anıtı

Tekirdağ'ın tarih ve kültür zenginliği ile ön plana çıkan bir şehir olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu şehrin simgelerinden biri ise 50. Yıl Harf İnkilabı Anıtı'dır. Türk dilinin modernleşmesine ve Latin alfabesine geçişin anısını yaşatan bu anıt, Tekirdağ'ın tarihi dokusunu ve kültürel mirasını yansıtır. Köken ve Anlam: Anıtın Oluşumu Yıl Harf İnkilabı Anıtı, Türk dilinin modernleşme sürecindeki dönüm noktalarından biri olan 1928 yılında gerçekleştirilen Harf İnkilabı'nı ve Latin alfabesine geçişi anmak amacıyla Tekirdağ'da inşa edilmiştir. Anıt, Türk dilinin yeniden yapılandırılması ve modernleştirilmesi sürecindeki önemli bir adımı temsil eder. Görsel Estetik: Anıtın Tasarımı Anıtın tasarımı, o dönemin mimari özelliklerini yansıtan etkileyici bir yapıdır. Yüksek bir kaide üzerine yerleştirilmiş olan anıt, yuvarlak bir platformla desteklenir ve üzerinde Türk alfabesinin harfleriyle süslenmiş bronz bir kitabe bulunur. Anıtın etrafı çeşitli bitki motifleriyle süslen...

Efsanenin Gölgesinde: 1000 Yıllık Kestane Ağacı

Bir zamanlar, Anadolu'nun derinliklerinde, zamanın akışına meydan okuyan bir varlık vardı: 1000 yıllık kestane ağacı. Bu efsanevi ağaç, köklerini derinlere salmış, gövdesini zamanın yüküyle büyütmüş ve yapraklarını tarihin sayfalarına bırakmıştı. Onun gölgesinde toplananlar, geçmişin hikayelerini dinler, doğanın gücünü hisseder ve zamanın ötesinde bir yolculuğa çıkarlardı. Doğanın Zaferi: Köklerin Derinliği 1000 yıllık kestane ağacı, doğanın zaferini simgeler. Kökleri toprağın derinliklerine uzanmış, yılların yükünü omuzlamıştır. O, fırtınalara meydan okumuş, yıldırımlara direnmiş ve her daim dimdik ayakta kalmıştır. Köklerinde sakladığı sırlar, geçmişin izlerini taşır ve geleceğe umutla bakar. Zamanın Tanığı: Gövdenin İhtişamı Gövdesi, zamanın tanığıdır. Yüzyıllar boyunca büyümüş, dallarıyla gökyüzüne doğru uzanmıştır. Her bir yarığı, bir hikayenin izini taşır. Rüzgarların esintisiyle dans eder, kuşların melodilerine eşlik eder ve insanların hafızasında derin izler bırakır. O, yaş...

Gaziantep'in Gözdesi: 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı

Gaziantep, tarihi dokusuyla ve zengin kültürel mirasıyla ön plana çıkan bir şehirdir. Bu şehrin en önemli yeşil alanlarından biri ise 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı'dır. Hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgi odağı olan bu park, Gaziantep'in simgelerinden biri haline gelmiştir. Parkın Oluşumu ve Geçmişi Yıl Atatürk Kültür Parkı, Gaziantep'in merkezi konumunda yer alır. İsmi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yıl dönümüne ithafen verilmiştir. Park, şehrin kalbinde bulunan büyük bir yeşil alanın oluşturulması amacıyla 1980'lerin başında planlanmış ve kısa sürede hayata geçirilmiştir. Parkın kuruluşundaki temel amaç, halkın dinlenme ve eğlence ihtiyaçlarını karşılamak ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktır. Doğal ve Yapay Güzelliklerin Buluşması Park, doğal ve yapay unsurların uyumlu bir şekilde bir araya geldiği bir güzellik abidesidir. Geniş yeşil alanları, çeşitli bitki türleri ve göletleriyle doğa tutkunlarının ilgisini çeker. Özellikle ilkbahar a...